Kaç iş başvurusu yapmak gerekir?
Dolaşan sayılar neden birbirini tutmuyor, senin için anlamlı olan tek ölçü hangisi, ve düşük geri dönüş oranının gerçekte neyi işaret ettiği.
Bu soruyu arattığında karşına çıkan sayılar birbirini tutmaz. Bazı kaynaklar 20-30 başvuru der, bazıları 100'ün üstünü, İngilizce yayınlarda 200'e kadar çıkan derlemeler var. Türkçe tarafında ise ölçülmüş bir sayı hiç yok.
Bunun sebebi sayıların yanlış olması değil, sorunun eksik olması.
Neden tek bir sayı olamaz
"Kaç başvuru" sorusu üç ayrı değişkeni tek bir rakama sıkıştırmaya çalışıyor:
Hangi pozisyon. Yüzlerce başvuru alan bir junior ilanıyla, uygun aday bulmakta zorlanan bir niş pozisyon aynı hesaba girmez. Aynı kişi, aynı CV, on kat fark.
Nereye başvurduğun. Kolay başvurulan yerlere yapılan başvuru ucuzdur — hem senin için hem karşı taraf için. Elli Easy Apply ile beş özenli başvurunun aynı torbaya konması, sayıyı anlamsız kılan asıl şey.
Piyasanın o anki hâli. İşten çıkarma dalgasının ortasındaki bir sektörle büyüyen bir sektör arasındaki fark, kişisel farklardan büyük.
Dolayısıyla dışarıdan gelen bir sayı sana ne yaptığını söylemez. Söyleyen tek şey kendi oranın.
Bakılması gereken sayı: geri dönüş oranı
Başvuru sayısı bir çaba ölçüsü. Geri dönüş oranı ise bir işe yarama ölçüsü:
geri dönüş oranı = herhangi bir insan cevabı alan başvurular ÷ toplam başvuru
Buradaki "cevap"a redler de dahil. Ölçtüğün şey "işe alındım mı" değil, "başvurum bir insana ulaştı mı". Bu ayrım önemli, çünkü iki tamamen farklı sorunu ayırır:
- Oran düşük (%10'un altı), redler çoğunlukla hızlı ya da hiç cevap yok → sorun ilk taramada. CV formatı, ilanın zorunlu kriterleri, ya da hedeflediğin pozisyonların seviyesi. Daha fazla başvuru bunu düzeltmez, sadece aynı sonucu çoğaltır.
- Oran makul ama sonrası gelmiyor → CV çalışıyor, sorun mülakat aşamasında. Bu tamamen farklı bir çalışma konusu.
Bu ikisini ayırt edemeden başvuru sayısını artırmak, en pahalı ve en yorucu strateji.
Peki "normal" oran ne
Dürüst cevap: Türkiye pazarı için yayımlanmış güvenilir bir rakam bilmiyorum. Bu yazıya uydurma bir yüzde koymak kolay olurdu; işe yaramazdı.
Bilinen şey şu: oran sektöre, seviyeye ve başvuru biçimine göre çok geniş bir aralıkta değişiyor, ve kendi oranının zaman içindeki yönü mutlak değerinden daha bilgilendirici. CV'ni değiştirdikten sonra oran yükseliyorsa değişiklik işe yaramış demektir. Bu, herhangi bir sektör ortalamasından daha kesin bir sinyal.
Nasıl ölçülür
Üç kolon yeter: başvuru tarihi, durum, son hareket tarihi. Ayda bir bakarsın.
Tek şart, cevapsız kalanları da saymak. Çoğu insanın hesabı burada bozuluyor: redler siliniyor, cevapsızlar unutuluyor, akılda sadece mülakata dönüşenler kalıyor. Böyle bir hafızayla hesaplanan oran gerçek oranın kat kat üstünde çıkar ve hiçbir şeye yaramaz.
Şablondaki Özet sekmesi bu hesabı kendisi yapıyor. e-kariyerim'de aynı şey panelde duruyor, ve cevapsız kalan başvuruları belli bir süre sonra ayrıca işaretliyor — çünkü sayılmayan bir cevapsızlık oranı olduğundan iyi gösterir.
Sayının kendisiyle ilgili tek işe yarar tavsiye
Başvuru sayısını artırmak, ancak oranın makul olduğu durumda çalışır. Oran düşükken sayıyı artırmak, bozuk bir süreci daha hızlı çalıştırmaktan ibaret.
Yani sıralama şu: önce ölç, sonra oranı düzelt, sayıyı en son artır.
Bunu elle takip etmek zorunda değilsin
e-kariyerim başvurularını tek yerde tutuyor, her birinin ne kadardır beklediğini sayıyor ve dönüş geldiğinde durumu kendisi güncelliyor. Ücretsiz.
Ücretsiz başla