e-kariyerim
Blog

Bir İş İlanında “Aranan Nitelikler” Bölümünü Nasıl Okumalıyız?

İş ilanlarındaki "Aranan Nitelikler" bölümünü doğru okuyarak başvurularınızı daha etkili hale getirin. Hangi niteliklerin kritik, hangilerinin tercih sebebi olduğunu öğrenin.

Read in English

Bir iş ilanını açtığınızda gözünüzün ilk takıldığı bölümlerden biri genellikle “Aranan Nitelikler” olur. Ardından maddeleri tek tek okumaya başlarsınız: “Bunu biliyorum, bunu da biliyorum, burada biraz eksiğim var, bunu ise hiç kullanmadım…” Birkaç dakika sonra da karşınıza şu soru çıkar: “Acaba bu ilana başvurmalı mıyım?”

İş ararken bu soruyu çok sık sormamızın nedeni, iş ilanlarını çoğu zaman bir sınav kağıdı gibi okumamızdır. İlanda yazan her maddeyi karşılamamız gerektiğini, birkaç eksik olduğunda başvurumuzun doğrudan eleneceğini düşünürüz. Oysa bir iş ilanındaki “Aranan Nitelikler” bölümü her zaman bu şekilde yorumlanması gereken kesin bir kontrol listesi değildir.

Bu bölüm, şirketin aradığı aday profilini anlamamız için önemli bir ipucudur. Ancak listedeki her madde aynı öneme sahip değildir. Bazıları gerçekten kritik olabilirken bazıları tercih sebebi olabilir, bazıları ise iş ilanı hazırlanırken eklenmiş genel beklentilerden ibaret olabilir.

Bu nedenle “Aranan Nitelikler” bölümünü okumak, aslında kendimizi ilanla karşılaştırmaktan çok, şirketin nasıl bir ihtiyaç için işe alım yaptığını anlamaya çalışmaktır.

Önce Her Nitelik Aynı mı, Ona Bakmak Gerekir

İlanda on tane farklı teknoloji, beş farklı yetkinlik ve birkaç yıl deneyim şartı görebilirsiniz. Bunların hepsini aynı ağırlıkta değerlendirmek çoğu zaman doğru değildir.

Örneğin bir backend developer ilanında “C#, .NET, SQL, REST API, Docker, Kubernetes, Azure, RabbitMQ ve React deneyimi” isteniyor olabilir. Burada React bilginizin olmaması, otomatik olarak bu işe uygun olmadığınız anlamına gelmeyebilir.

Şirketin asıl ihtiyacı backend geliştirme olabilir ve React bilgisi yalnızca ekipler arası iletişim açısından tercih edilen bir yetkinlik olabilir.

Bu nedenle ilanı okurken kendinize yalnızca “Kaç maddeyi karşılıyorum?” diye sormak yerine şu soruyu sormak daha anlamlıdır:

“Bu maddelerden hangileri bu pozisyonun temelini oluşturuyor?”

Bunu anlamak için iş ilanının tamamına bakmak gerekir. Sadece “Aranan Nitelikler” bölümünü değil, iş tanımını, sorumlulukları ve pozisyonun ekip içerisindeki rolünü de okumak önemlidir.

“Must Have” ile “Nice to Have” Arasındaki Farkı Görmeye Çalışın

Bazı ilanlarda şirketler bunu açıkça belirtir. “Olmazsa olmazlar”, “Tercih sebebidir”, “Artı puan” veya İngilizce ifadelerle “Must have” ve “Nice to have” gibi başlıklar kullanılabilir.

Ancak her şirket bu ayrımı açıkça yapmaz.

Böyle durumlarda maddelerin diline dikkat etmek işe yarar.

“5+ yıl .NET deneyimi” ile “Kubernetes bilgisi tercih sebebidir” aynı ağırlıkta değerlendirilmemelidir. Birincisi pozisyonun seviyesini belirleyen temel bir beklenti olabilirken, ikincisi adaylar arasında tercih yapılırken kullanılabilecek ek bir özellik olabilir.

Benzer şekilde “ekip çalışmasına yatkın olmak”, “iletişim becerileri güçlü olmak” gibi ifadeler çok genel beklentilerdir. Bunların eksik olduğunu düşünüp bir ilana başvurmaktan vazgeçmek genellikle doğru bir yaklaşım değildir.

Buradaki amaç, ilanı kelimesi kelimesine yerine getirilmesi gereken bir sözleşme gibi görmek yerine, şirketin adayda aradığı öncelikleri anlamaktır.

Her Eksik, Başvurmamak İçin Bir Sebep Değildir

İş arayanların en sık yaptığı hatalardan biri, kendisini ilanla karşılaştırırken eksiklerine fazla odaklanmasıdır.

Örneğin ilanda on madde varsa ve siz sekizini karşılıyorsanız, zihniniz çoğu zaman o iki eksik maddeye takılır. “Bunları bilmiyorum, o zaman başvurmayayım” dersiniz.

Oysa işe alım süreçleri çoğu zaman bu kadar mekanik ilerlemez.

Bir adayın deneyimi, yaptığı projeler, problem çözme yaklaşımı, teknik derinliği ve pozisyonun ihtiyaçlarına ne kadar yakın olduğu birlikte değerlendirilir. Bazı eksiklikler işe başladıktan sonra öğrenilebilir. Bazıları ise pozisyon için gerçekten kritik olabilir.

Önemli olan, eksikliğin hangi konuda ve ne kadar kritik olduğunu anlamaktır.

Örneğin bir backend pozisyonu için belirli bir mesajlaşma teknolojisini daha önce kullanmamış olmanız ile temel backend mimarisi konusunda yeterli deneyime sahip olmamanız aynı şey değildir.

Birincisi öğrenilebilir bir teknoloji eksikliği olabilir. İkincisi ise pozisyonun temel gerekliliklerinden biri olabilir.

Bu ayrımı yapabilmek, iş ilanlarını daha doğru değerlendirmeyi sağlar.

İlanın “Sorumluluklar” Bölümü Bazen Daha Önemlidir

Bir iş ilanını değerlendirirken yalnızca “Aranan Nitelikler” bölümüne bakmak yerine, “Sorumluluklar” bölümünü dikkatlice okumak çok faydalıdır.

Çünkü şirketin sizden gerçekte ne yapmanızı beklediği çoğu zaman burada daha net görülür.

Örneğin ilanda “AWS deneyimi” geçiyor olabilir. Ancak sorumluluklar bölümünde gününüzün büyük kısmının API geliştirmek, mevcut sistemleri iyileştirmek, kod incelemelerine katılmak ve teknik problemlere çözüm üretmek olduğu yazıyorsa, pozisyonun merkezinde AWS değil backend geliştirme olabilir.

Bu durumda AWS deneyiminizin sınırlı olması, ilanı tamamen göz ardı etmeniz için yeterli olmayabilir.

Tam tersine, sorumluluklar bölümünde “AWS altyapısının tasarımı ve yönetiminden sorumlu olmak” gibi ifadeler varsa AWS bilgisi çok daha kritik hale gelir.

Bu nedenle kendinize şu soruyu sorun:

“Şirket beni işe aldığında, benden gerçekten ne yapmamı bekliyor?”

İlanın gerçek ağırlık merkezini bulmaya çalışın.

Yıllık Deneyim Şartını da Mutlak Bir Kural Olarak Görmeyin

“En az 5 yıl deneyim”, “7+ yıl deneyim” gibi ifadeler iş ilanlarında oldukça sık karşımıza çıkar.

Ancak deneyim süresi tek başına bir yetkinlik ölçüsü değildir.

Aynı teknolojiyle beş yıl boyunca benzer işler yapmış bir aday ile üç yıl içerisinde farklı ölçeklerde sistemler geliştirmiş, mimari kararlar almış ve ciddi teknik sorumluluklar üstlenmiş bir adayın deneyimi aynı olmayabilir.

Bu nedenle deneyim yılınızı ilanla karşılaştırırken yalnızca sayıya bakmak yerine, o yıllar içerisinde ne yaptığınıza bakmak daha değerlidir.

Elbette bazı pozisyonlarda deneyim süresi gerçekten önemli olabilir. Özellikle belirli seviyedeki yöneticilik, uzmanlık veya sektörel deneyimin kritik olduğu rollerde bu şart daha belirleyici olabilir.

Ancak bir ilandaki “5 yıl” ifadesini görüp “Benim 4 yılım var, başvurmamam gerekir” sonucuna otomatik olarak ulaşmak doğru değildir.

“Her Şeyi Bilen Aday” Aranıyor Olabilir mi?

Bazı iş ilanlarında uzun bir teknoloji listesi görürüz.

C#, .NET, SQL, Redis, RabbitMQ, Docker, Kubernetes, Azure, AWS, React, Angular, Kafka, MongoDB…

Liste uzadıkça adayın kendisine şu soruyu sorması oldukça normaldir:

“Bunların hepsini gerçekten bilen birini mi arıyorlar?”

Bazen evet.

Ancak bazen bu liste, şirketin ekip içerisinde kullandığı teknolojilerin tamamını gösteriyor olabilir. Adayın bunların tamamında uzman olması beklenmiyor olabilir.

Burada yine iş tanımına ve sorumluluklara dönmek gerekir.

Eğer ilanın tamamında adaydan her bir teknoloji için ileri seviye deneyim bekleniyorsa, bu gerçekten geniş kapsamlı bir rol olabilir. Fakat bazı teknolojiler yalnızca “bilmek tercih sebebidir” şeklinde geçiyorsa, bunları temel gerekliliklerle aynı seviyeye koymamak gerekir.

Bir başka önemli nokta da şudur: İş ilanları insanlar tarafından hazırlanır ve insanlar bazen gereğinden uzun listeler oluşturabilir.

Bu nedenle bir ilanın teknik listesini gördüğünüzde kendinizi hemen yetersiz ilan etmek yerine, listenin arkasındaki ihtiyacı anlamaya çalışın.

Peki Ne Zaman Başvurmak Mantıklı?

Bunun herkes için geçerli tek bir yüzdesi yoktur. “İlanın %70'ini karşılıyorsan başvur” gibi kurallar kulağa pratik gelse de gerçek hayattaki işe alım süreçlerini fazla basitleştirir.

Daha sağlıklı bir yöntem, ilanı birkaç temel soruyla değerlendirmektir:

Bu pozisyonun ana işini yapabilecek deneyime sahip miyim?

İlanda belirtilen temel teknolojilerin veya yetkinliklerin büyük bölümünde deneyimim var mı?

Eksik olduğum konular öğrenilebilir nitelikte mi, yoksa pozisyonun temelini mi oluşturuyor?

İş tanımındaki sorumlulukların önemli bölümünü daha önce üstlendim mi?

Bu sorulara genel olarak olumlu cevap verebiliyorsanız, birkaç eksik nedeniyle başvurudan vazgeçmek yerine başvurmayı değerlendirebilirsiniz.

Özellikle teknik pozisyonlarda, bir teknolojiyi daha önce kullanmamış olmak ile o teknolojiyi öğrenemeyecek olmak arasında büyük bir fark vardır.

Kendinizi Değil, İlanı da Sorgulayın

İş ararken bütün değerlendirmeyi kendimiz üzerinden yapmaya alışıyoruz.

“Ben yeterli miyim?”

“Bunu bilmiyorum.”

“Bu deneyimim yok.”

“İngilizcem yeterli değil.”

Ancak iş ilanını değerlendirirken şirket tarafını da düşünmek gerekir.

Şirket gerçekten bütün bu niteliklere sahip birini mi arıyor? Yoksa ideal adayı tarif ederken oldukça geniş bir liste mi oluşturmuş?

Pozisyonun sorumlulukları gerçekten ilanda yazan bütün teknolojileri kullanmayı gerektiriyor mu?

Şirketin ihtiyaçları ile ilandaki maddeler arasında bir fark olabilir.

Bu nedenle iyi bir iş arama süreci yalnızca “Ben bu ilana uygun muyum?” sorusundan oluşmaz.

Aynı zamanda “Bu ilan gerçekten benim deneyimime ve kariyer hedeflerime uygun mu?” sorusunu da içerir.

Çünkü iş başvurusu iki taraflı bir değerlendirme sürecidir.

Başvurmadan Önce Küçük Bir Not Almak İşe Yarayabilir

Bir ilana başvurmadan önce birkaç dakikanızı ayırarak ilanı üç gruba ayırabilirsiniz:

Güçlü olduğunuz alanlar: Daha önce düzenli olarak kullandığınız ve deneyiminizin bulunduğu konular.

Kısmen deneyimli olduğunuz alanlar: Temel seviyede bildiğiniz veya benzer teknolojilerle deneyiminizin olduğu konular.

Eksik olduğunuz alanlar: Daha önce hiç çalışmadığınız veya yeterli deneyiminizin bulunmadığı konular.

Bu listeyi oluşturduğunuzda ilan çok daha anlaşılır hale gelir.

Üstelik başvuru sonrasında bir görüşmeye çağrılırsanız, eksik olduğunuz konuları da önceden fark etmiş olursunuz. Böylece görüşmeye hazırlanırken nerelere ağırlık vermeniz gerektiğini daha kolay belirleyebilirsiniz.

Sonuç: İlanları Bir Eleme Listesi Olarak Değil, Bir İpucu Olarak Okuyun

“Aranan Nitelikler” bölümü, iş ilanının en önemli bölümlerinden biridir. Ancak buradaki maddeleri tek tek kontrol edip birkaç tanesini karşılamadığınız için kendinizi otomatik olarak elemek, iş arama sürecinizi gereksiz şekilde daraltabilir.

Bir iş ilanının tamamını okuyun. Sorumluluklara bakın. Şirketin hangi probleme çözüm aradığını anlamaya çalışın. Temel gerekliliklerle tercih edilen özellikleri birbirinden ayırın. Eksik olduğunuz konuların gerçekten kritik olup olmadığını değerlendirin.

Ve belki de en önemlisi, kendinizi ilanın her maddesine göre ölçmeye çalışmayın.

Çünkü iş ilanlarında çoğu zaman “ideal aday” tarif edilir. Gerçek işe alım sürecinde ise karşılarına çıkan gerçek adaylar değerlendirilir.

Eğer pozisyonun ana sorumluluklarını yerine getirebileceğinizi düşünüyorsanız ve eksikleriniz öğrenilebilir nitelikteyse, sırf birkaç maddeyi karşılamıyorsunuz diye kendinizi daha en başta elemek zorunda değilsiniz.

Bazen iş arama sürecindeki en büyük engel, gerçekten yetersiz olmak değil; kendimizi daha başvurmadan elememizdir.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Deneyiminizi paylaşarak başka iş arayanlara yardımcı olun.

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

Giriş yap

Henüz yorum yok.

İlk yorumu siz yazın ve deneyiminizi başka iş arayanlarla paylaşın.